Sami ÖZER

Sami Özer, çocukluğunun ilk yıllarından beri bütün hayatını büyüleyici şehir İstanbul’da geçirdi. Müzik ile nefes alan, kalbi minarelerden okunan ezanlar ile atan, kahve hanelerinden mutlu ahenkler yükselen, Boğaz vapurlarının davetkār düdük sesleri ile, çocukların sokaklardaki neşe dolu çığlıkları ve sokak satıcılarının özel melodileri ile zenginleşen bir şehirdir İstanbul. Özer işte böyle bir şehrin mensubudur.

     On yedi yaşında iken hayatını klasik Türk musikisi ve Tasavvuf musikisi tahsil ederek geçirmeye karar verdi. Kendisine gelecek vaad eden bir tenor sesi ve sağlam bir ritim duygusu bahşedilmişti. Bu yüzden klasik Türk Musikisi ve Tasavvuf Musikisinin iki büyük üstadı ve bestekārı tarafından hemen öğrenciliğe kabul edildi. Bu üstadlar Üsküdar Musikisi Cemiyeti’nin kurucusu olan Emin Ongan ile Āmir Ateş idi. Sami Özer kendisi için sarf edilen emekleri boşa çıkarmadı‚ Üsküdar Musikisi Cemiyeti’nde mezuniyetinden evvel “Altın Ses Yarışması”nda birinciliği kazandı. Bu yarışma Türkiye’deki genç yetenekler arasında gerçekleştiren zorlu bir sınavdı. Yine Cemiyet’te öğrenciliğine devam ederken TRT’nin açtığı Klasik Türk Musikisi sınavını kazanarak iki yıl müddetle bu kurumda solist olarak görev yaptı.

 Sami Özer büyük ölçüde unutulmuş fakat çok zengin bir hazine olan Türk Tasavvuf Musikisini yeniden hayata geçirmek için 1985 te Safer Dal Efendi’nin eğitiminde yola çıktı. Ve Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı ile sıkı bir temas ve iletişim içinde çalıştı. Bu kuruluş Tasavvuf müziği mirasını korumak ve araştırmak gayesini güdüyordu.

     Özer’in repertuarında etkin olarak Tasavvuf mūziği ve şiir yer almaya başladı. Sami aynı zamanda çağdaş müzik ile de ilgileniyordu, ve solist olarak popüler rock üçlüsü MFÖ’ye (Mazhar – Fuat - Özkan) katılmıştır. Baş rolleri rock sanatçısı Mazhar Alanson ile ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın paylaştıkları “Her Şey Güzel Olacak” adlı filminde şarkıları seslendirmiştir. Ayrıca senfonik müzik çalışmalarına ve film müziklerine katkıları ile ünlü Türk asıllı Amerikan piyanist ve besteci Fahir Atakoğlu ile de çalışmıştır.Klasik Tasavvuf Mūziği’nin sınırlarını genişletmenin yollarını arayan Sami, bu müziği doğu ve batı kültürlerinden aldığı daha geniş bir enstrümantal arka plan kullanarak yeniden hayata geçirmiştir. Burada çağdaş ritimler bütün canlılığı ile duyulmaktadır.

Uzun yıllarını Osmanlı Türk mistik müziği ile yeniden hayat bulmuş dünya müziğini kaynaştırma çabası ile geçiren Sami, sonunda kendi özgün stilini dünyanın beğenisine sunuyor. Bazen otuz kişilik bir orkestra eşliğinde bazen ise semazenler ile solo konserlerinde veya müzik festivallerinde icralarına sıklıkla devam ediyor. Bu etkinlikler kendi yurdu olan Türkiye’de, komşu Balkan Devletleri’nde, Avrupa’da, Güney Amerika’da ve ABD’de gerçekleşmektedir. Geçtiğimiz son birkaç yılda Sami Reims, Köln, Atina ve Toronto’da, İstanbul’da Rumeli Hisarı festivalinde, Sarajevo Senfoni Orkestrası ile Sarajevo’da, Amsterdam festivalinde New Jersey’de kolej konserlerinde ve Buenos Aıres’te icralarda bulundu. Sami ister turnelerinde, ister İstanbul’un kuzey kesiminde Karadeniz kıyılarında yer alan koruluk yamaçlarda bulunan özel stüdyosunda sürekli olarak tasavvuf müziği dünyası ile olan kişisel ilişkisini geliştirmektedir.

     İlāhiler ve kasideler içeren sekizinci albümünün kayıtlarını tamamlamış bulunuyor Sami bu albümde farklı müzik geleneklerinden derlediği enstrümanlar ile özgün ve yeni bir kompozisyon ortaya koyuyor. Her zaman kullandığı enstrümanlar ile birlikte ney, Hind sitarı, Azeri duduk, klasik batı flüt, cello ve arp yer alıyor.

BU KATEGORİNİN DİĞER SANATÇILARI

Aykut KUŞKAYA
Aykut KUŞKAYA
Erkan MUTLU
Erkan MUTLU
Ertuğrul ERKİŞİ
Ertuğrul ERKİŞİ
Eşref ZİYA
Eşref ZİYA
Hasan DURSUN
Hasan DURSUN

SANATÇI TALEP Formu

  • Yenile